Pandemi sürecinde artık bir başka döneme girildiği ve yeni dönemin kalıcı yaşam biçimi üzerine konuşuyoruz artık.  Evler. Çalışma alanları nasıl olacak?  Komşularla hatta aile bireyleri ile nasıl selamlaşacağız? Alışveriş alışkanlıklarımız şimdiden değişmeye başladı bu nereye gider? Parklar, plajlar, spor salonları, restoranlar da nelere dikkat edeceğiz? Ve daha çoğaltılabilecek binlerce soru var. Zor günler geçiriyoruz hep birlikte. Filmlerde gördüğümüz sahnelerin içindeyiz sanki. Belirsizlik bu dönemde sağlığımızı etkileyen, kaygıyı artıran önemli bir faktör.

Peki bu yeni dönem sağlıkta nasıl olacak?

Yine bu dönemde evde kalmak, iş kaygısı, beslenme sorunları, alınan kilolar, hareketsizlik, uyku düzenimizin bozulması da sağlığımızı olumsuz etkiledi.  Bu dönemde sağlığımız için yapmamız gerekenler genel anlamda da sağlıklı kalmamız için yapmamız gerekenlerden çok farklı değil. Ancak sağlık alanındaki kişiye özel önceliklerimiz mevcut duruma göre elbette güncellemeli ve döneme özel fazladan yapmamız gerekenleri belirlenmeli. Unutmayalım sağlık hastalık yoktur hasta vardır mantığı ile kişiye özel yönetilmelidir. (Kişinin öncelikleri, yaşadığı ve/veya çalıştığı ortam, genetik özellikleri, epigenetik sonuçlar, vb.) Bir gerçek daha var ki dış ortamı tamamen yönetmemizin mümkün olmaması.  O halde öncelik kendimize ve sağlığımıza odaklanmak olacak. Hastalandıktan sonra iyileşmek daha zor ve daha pahalı.

Benim sağlıklı kalmak, iyileşmek veya varsa kronik hastalıklarımızın zararlarından korunmak için size önerilerim:

  1. Hastalıkların prodromal (kuluçka, başlangıç) döneminde tespit edilmesi için düzenli kontrol.
  2. Fonksiyonel beslenme, vitamin mineral düzeylerinin düzenlenmesi.
  3. İç ve dış toksinlerden korunmak ve detoksifikasyon.
  4. Egzersiz ve doğru nefes.
  5. İyi uyku.
  6. Stres yönetimi.

Bu ana başlıklarla ilgili konuları daha sonraki yazılarımda tek tek anlatacağım.  Bu konuları anlar ve sağlıklı kalmak, iyileşmek için çaba harcarsak, vücudumuzu tanıyarak genetik, epigenetik özelliklerimizi bilirsek ve yaşadığımız çevre koşullarına göre gerekli önlemleri alırsak ruhen ve bedenen iyileşmek, varsa hastalıklarımızı kontrol altına almak kesinlikle mümkün. Yine önemli bir nokta da bu süreçte yaş faktörü dışında; kronik hastalıkların ve bağışıklık sistemi sorunları olan insanların hastalıktan daha çok etkilendiği gerçeğidir.  Bu nedenle hasta olmadan sağlığımız için gerekli önlemleri almak, mevcut hastalığımızın iyileşmesi ya da kontrol altında tutulması için uğraşmak, bağışıklık sistemimizin optimal çalışması için gerekenlerin yapılması bizi salgın hastalıklardan da koruyacaktır. Peki, ne yapalım, nereden başlayalım; bu günlerde hastalarımızın, danışanlarımızın en çok sorduğu sorular. Burada esas olarak anlatmaya çalıştığımda bu başlangıç.  Öncelikle sağlığa bakış açımızı değiştirmeliyiz. Sağlıkta yeni, aslında en eski gerçek: KORUYUCU BÜTÜNCÜL SAĞLIK BAKIŞ AÇISI.

Hasta olduktan sonra en iyi tedavi peşinde koşmak yerine hasta olmamak veya mevcut hastalığın en optimal düzeyde kalması için çabalamalıyız. Hangi salgınların olacağını bilemeyiz, her seferinde her yeni virüste yeni aşı için aylarca çaresiz beklemek gerekiyor. Bunları yönetmek mümkün değil ancak kendi vücudumuz ve sağlığımız için yapabileceğimiz çok şey var. Covid-19 aşısını beklerken bakış açımızı değiştirerek başlayabiliriz.

Sağlıcakla kalın…